19 Mart 2014 Çarşamba

SOKRATES VE AHLAK FELSEFESİ

 
SOKRATES KİMDİR?
 
                                                      

 Sokrates; Eski Yunan filozofudur (Atina İÖ 469-ay.y. 399)

Babası heykelci, annesi ebeydi. Gelişmesinde, sofistlerin etkileri olduysa da, sorularında daha derine giden, yaşamayı daha özünden kavrayacak bir filozof olmayı yeğledi. Filozof olduğu zaman da, doğru bildiğini söylemekten çekinmedi, gelip-geçici olan para, ün, süs vb gibi şeylere önem vermedi. Zamanını Atina sokaklarında dolaşarak, karşılaştığı insanlarla konuşarak, gerçeği arayarak geçirdi. Gerçeği ararken, başkalarını da uyandıran, alışkanlıklarının yüzeysel ve rahat kabuğundan çıkartmaya çalışan bir kişi olarak ister istemez pek çok kişinin, özellikle de bilgisizlikleri gösterilen, küçük düşen sıradan sofistlerin düşmanlığını kazandı. Giderek ona karşı olan düşmanlıklar arttı. Buna onun felsefesinin, gerçekte söyleyip yapmak istediğinin yanlış anlaşılması da eklenince, Atina tanrılarını reddedip yerine yeni tanrılar koymaya çalışmak ve gençleri baştan çıkartmak savıyla mahkemeye verildi. 70 yaşındaki Sokrates, Atinalılar önünde kendini savunduysa da, oylamada az bir oy farkıyla suçlu bulundu, ölüm cezasına çarptırıldı. Dostları onu kaçırmayı planlamış ve gerekli her türlü hazırlığı yapmışlardı. Ne var ki, Sokrates’i suçlu gibi kaçırmaya razı edemediler. Atina’ya Atinalıların kararına, saygısını göstermek ve ölümüyle onların yanlış kararına yanıt vermek istercesine baldıran zehiri içerek öldü.
 

 SOKRATES VE AHLAK ANLAYIŞI
 
 
 


    Sokrates ahlak felsefesini ciddi ve kapsamlı olarak ele alan ilk kişidir.
   
    Sokrates felsefesi bir ahlak, bir yaşama felsefesidir. Bu felsefe insanlara belli ahlak normları sunmaz, belli yaşama yolları göstermez; o hep eleştirerek, belli normlara, yaşama kalıplarına kapanıp kalmayı engelleyen aydınlanmacı tavırlı bir ahlak ve yaşama felsefesi sunar.

    Sokrates’in ahlak görüşü iki düşünceden ibarettir: 1- Erdem bir bilgidir. 2- Kimse bilerek kötülük yapmaz.

    Sokrates, insanların yüzlerini ve fiziki yapılarını değiştiremeyeceklerini, fakat ruhlarını ve karakterlerini değiştirip geliştirebileceklerini belirtmiştir.


   Sokrates, insanların ruhlarında saklı halde bulunan ahlaksal yargıların varlığına inanır. Filozofun görevi, bunu ortaya çıkarmaktır. Bu da ancak eğitimle olur.

   Sokrates’e göre insanı kötülüğe sürükleyen bilgisizliğidir. “kimse bilerek kötülük yapmaz.” Sözü ile kişinin iyi bir yaşam sürmesini bilgi sahibi olmasına bağlamıştır. Bilgi edinen kişi erdeme sahip olacaktır. Erdem ve bilgi Sokrates’e göre özdeştir. Bilgi edinen kişi eylemlerinde iyiye yönelecek, iyi bir yaşam süren kişi erdem sahibi olacak ve erdem sayesinde de mutluluğa ulaşacaktır. Burada mutluluk ahlakını görmekteyiz. Ahlakın amacı mutluluktur, insanın ulaşmak istediği en yüksek iyi de ancak mutluluktur ve mutluluğun yolu da erdemden geçer. Erdem insanın kendini bilmesiyle ortaya çıkan, yaşamı daha iyi hale getiren ve bizi mutlu kılan bilgidir. Bu nedenle Sokrates “kendini bil” sözünü söylemiştir. Kişi kendisini tanımadıkça, kendisi için neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilemez.

   Sokrates’e göre ahlak; amacı iyi ve iyilik olan bir düşüncedir. Herkes kendi iyiliğini istemektedir. Eylemlerimizin ahlaksal başlangıcı da budur.

   Sokrates ahlaki felsefe görüşlerini altı esasta toplamıştır:

 1) Kendi kendimizi bilmek suretiyle elde edebileceğimiz erdem,
2) İrademizi erdeme bağlamaktan, ayırmaktan doğan cesaret,
3) Duygularımızla irademizin bağlanmasından doğan dayanma,
4) Kendi cinsimizden olanlara karşı ilişkilerimize ait eylemler yani hak,
5) Tanrı ile birleşen irade yani din,
6) Kaynaklarını Tanrısal emirler oluşturan kanunlar uyma
    
    Sokrates’in yazılı eseri olmadığı için onun hakkında bilgilerimiz Platon’un diyaloglarındandır. Platon diyaloglarında Sokrates’i konuşturur.( örn; Sokrates'in Savunması adlı yapıtında) Sokrates hakkında edindiğimiz bilgilere göre yaşamı ve düşünceleri arasında çelişki olmadan, ahlaklı bir yaşam sürmüş, kendi doğruları uğruna ölümü de göze almıştır..





SOKRATES'TEN AHLAK İLE İLGİLİ SÖZLER


"Devletler kanunla değil, ahlakla daha iyi yönetilir."

 "Bir toplum ahlak ve hukuk içinde olmadığı zaman, vatandaşlar kendilerini bir çıkmaz
içinde bulurlar. İnsanlar ya ahlaki değer yargılarını veya hukuka olan saygılarını
yitirirler."

"Bilen insan kötülük yapmaz."  "Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir."

"En faziletli (erdemli) insan, ruhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır."

"İnsanlar her zaman her yerde acıkmışlardır ama her zaman her yerde erdemli olmamışlardır."



İdam edilmeden önce karısı Xanthippe Sokrates’e şöyle der: “Ama sen suçsuzsun; suçsuz yere idam ediliyorsun.”
Sokrates de buna karşılık şöyle bir cevap verir: “Be kadın, suçlu olarak idam edilmemi mi yeğlerdin?”

SOKRATES'İN SAVUNMASI




















       Platon (sağdaki) hocasına vefa borcunu ödemek için onun suçlanışından, yargılanışına ve hatta idam edilişine kadar geçen tüm diyalogları "Sokrates'in Savunması" adlı yapıtında yayınlamış ve böylece hocası Sokrates'i ölümsüz kılmıştır.
     
       Bu kitap tüm hayatı boyunca erdemli ve ahlaklı bir yaşam sürmüş bir filozof'un , insanlara ahlak ve erdemi öğretmeye çabalarken, erdemsizce yargılanıp, ahlaksızca öldürülüşünü anlatır bizlere....

Kitabın  Konusu;
 
Sokrates’in Savunması, Mektuplarla birlikte Platon’un diyaloglardan ibaret olmayan tek eseridir. Eserde Platon’un felsefesiyle birlikte, hocası Sokrates’in suçsuz yere idam ediliş aşamaları ile İlk Çağda demokrasi gerçeğini bir arada görmek mümkündür.
 
Kitabın Özeti;
 
    Sokrates’i suçlayanlar vardır. Bu suçlayanların kim olduğu tam olarak bilinmemekte; fakat başlarında Melatos’un olduğu sanılmaktadır. Ünlü komedya yazarı Aristophanes de Sokrates’i Sofistlerle (Şüphecilerle) bir tutmuştur. Sokrates’in kötü ve yalancı biri olduğu, her şeye karıştığı, eğriyi doğru olarak gösterdiği gibi suçlamalar söz konusudur. Aristophanes, eserine Sokrates’in öğrencilere para karşılığında ders verdiğini, öğrencilerin aklını karıştırdığını yazmaktadır. Oysa Sokrates’in kimseye verecek bilgisi yoktur.
 
    Bir gün, Sokrates’in bir arkadaşı halka Sokrates’ten daha bilgili kimsenin olup olmadığını sormuştur. Tanrı sözcüsü, Sokrates’ten daha bilgili kimsenin olmadığını söylemiştir. Sokrates, bu olanlardan sonra bilgili bir insan olmadığı halde tanrı’nın neden böyle bir şey söylediğini düşünüp durmuştur. Sürekli olarak kendinden daha bilgili birisini arar. Sonunda görür ki hiç kimse bilgili değildir. Yalnız kendisinin ayrıcalığı, bilgili olmadığını bilmesidir.
Sokrates, bilgiyi arama sürecinde bile çok düşman kazanmıştır. Çünkü pek çok kişinin gerçekte bilgisiz olduğunu ortaya çıkarmıştır. Önce devlet adamlarının bilgisizliğini ortaya çıkarmıştır. Sonra şairlere gitmiş, onların şiirlerini yalnız içgüdü ile yazdıklarını ortaya çıkarmıştır. Sanat sahiplerinin de aynı kusuru taşıdıklarını, bilmedikleri şeylerden dem vurduklarını ispatlamıştır. Sokrates, aslında asıl bilgiye sahip olanın Tanrı olduğunu düşünmektedir. Bu süreçte Sokrates, kafasını meşgul eden soruların cevaplarını ararken çevresinde olup bitenlerin farkına varmamıştır.   Etrafındaki pek çok kişi, onun gençleri doğru yoldan çıkardığını, tanrıların yerine yeni tanrılar koyduğunu söylemektedir. Bu söylentiler onu mahkemeye sürükler. Sokrates, mahkum olursa suçlandığı gibi tanrıtanımaz olduğu için değil, insanların kinini üzerine çektiği içindir.
 
    Bu gelişmeler karşısında, Sokrates çok soğukkanlıdır. Ölmek veya mahkum olmak onun umurunda değildir; o, sadece doğruların peşindedir. Tehlike karşısında yılmamak, korkmamak onun prensibidir. Ona göre insanların en çok korktuğu şey olan ölüm, aslında kaçınılacak bir şey değildir. O, sadece kötülük yapmaktan korkar.
Sokrates, ideallerinden dönmemekte kararlıdır. O, asla Tanrı dışında kimseye boyun eğmez. Kendisi aleyhine söylenen her şey asılsıdır. Sokrates’in sürekli öğrencileri olmadığı gibi malı mülkü de yoktur. O, dünya hayatına önem vermeyen bilge birisidir. Yargıçları yumuşatmak için mahkemeye asla ailesini ve çocuklarını getirmez. Kararı, tamamen yargıçların iradeleri elinde olan Tanrı’ya bırakır.
 
   Sokrates, mahkemede suçlu görülür. O, bunu beklemektedir ve hiç tepki göstermez. O, herkesten farklı bir kişidir. İnsanların çoğunluğu gibi, makama, mevkiye, dünya hayatına önem vermemiştir ki, şimdi de üzülsün. İnsanlara hep erdemi ve ahlakı öğütlemiştir.  Böyle bir insana ancak, devletin hesabına çalıştığı için ödül verilebilir. Mahkeme para cezası vermez, çünkü parası yoktur. Sürgün etmez, çünkü sürgüne gittiği yerlerdeki insanları da fikirleriyle yönlendirecektir. Nihayet ölüm cezası verilir. O, ölüm cezası verilirken başkaları gibi ağlayıp sızlamamıştır. Yaptığı hiçbir şeyden dolayı da pişmanlık duymamıştır.
Platon’a göre Sokrates’in öldürülmesi için oy kullananlar çok acı çekecektir. Kurtulması için oy kullananlar ise gerçek birer yargıçtır.
 
   Sokrates’e göre ölüm bir ceza değildir; sadece bir yolculuktur. Ayrıca öteki dünyada soru sormak yüzünden mahkum edilme tehlikesi de yoktur. Sokrates, Atinalılardan son bir şey diler: “Çocukları erdemden, doğruluktan ayrılırsa kendisinin Atinalılara gösterdiği gibi Atinalılar da onlara yol göstersinler. Çocukları kendilerini çok beğenir ve bu dünyada bir hiç olduklarını unuturlarsa onları azarlamalarını ister Atinalılardan.

 
Sokrates'in Atinalılara son sözleri ; “Artık ayrılma vakti geldi çattı, ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece tanrı bilebilir.”

 
 
  Sofinin Dünyası adlı filmden Sokrates'in idamıyla ilgili bir sahne...
 


17 yorum:

  1. Bilgiler ve anlatım çok güzel Teşekkürler 😊

    YanıtlaSil
  2. Peki Sokrates Sorunu denince akla ne gelmelidir? Yardımcı olur musunuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kendi çağındaki sorunu bilgili kimsenin olmadığına, bizim çaığımıza yansıttığı sorun ise kimse bilerek kötülük yapmaz ancak bilgizis cahil insan kötülük yapar kanısı. bunun neresi sorun diye sorarsan bizim zamanımızda çok bilen de az bilen de kötülük yapıyor..

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Cok guzel insanin sıkılmadan okumaya devam ettigi bir anlatim olmus

    YanıtlaSil
  5. teşekkürler benimde TÜBİTAK PROJEM Sokrates çok yardımcı oldunuz.

    YanıtlaSil
  6. Helal olsun çok güzel

    YanıtlaSil
  7. BU YAZIYI KİM YAZMIŞ ???

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ACİL ÖDEVİMDE KAYNAKÇA VE YAZAR İSMİ LAZIM

      Sil
  8. Sokrates’in kendi doğrularının peşinden gitmesi ve suçlamalar karşısında kendinden taviz vermemesi, af dilememesi, yalvarmaması çok güçlü ve kendinden emin bir duruşu temsil ediyor. Kitabı herkese tavsiye ediyorum.

    Kitaptan en sevdiğim alıntı:

    Kötü olduğunu kesinlikle bildiğim şeylerden uzak dururken, belki de iyi olması olanaklı bir şeyden hiçbir zaman kaçmayacak ya da korkmayacağım.

    Devamını burada bulabilirsiniz: http://www.ebrubektasoglu.com/yazi/platon-sokratesin-savunmasi/

    YanıtlaSil
  9. Ve her şeyi aniden unutun. Her boku ama.! Gördükleriniz, hafızanızdakiler, anılarınız, düşünceleriniz büsbütün her şeyi bir kenara koyuverin sizden tek ricam. Ve bu tüylerinizi adeta şaha kaldıracak olan soğuk mu soğuk gerçeğe kulak verin. --> Tolstoy der ki : İnsan; Dün, bugün ve yarının arasındaki kavgayı ayırmaya çalışırken hayatını kaybeden zavallı bir yolcudur.

    YanıtlaSil
  10. Neredeyse hiçbir zaman içinde bulunduğumuz anı tam olarak yaşayamıyoruz. Bazen bir dakika sonrasını bazen bir dakika öncesini düşünerek içinde bulunduğumuz zamanı telef ediyoruz. En mutlu olduğumuz zamanlar bile mutluluğumuzun ne kadar süreceğine odaklanarak asıl mutluluğu kaçırıyoruz. Peki öyleyse insanlar bilerek mi böyle yapıyorlar? Yoksa insanlar doğası gereği zorunlu olarak yapmak zorunda mı kalıyorlar? ( Ben de olayı buraya çekeyim)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insan asla düşüncelerinde zorunluluk yaşamaz. Mutluluğu ne kadar gördüğüne ve ne şekilde yaşadığına da bağlı olabilir. Sonuçta herşeyin olduğu gibi mutluluğun da bir vakti vardır. Ölümün bile zamanı vardır ama mutlulukta yaşadığımız gibi ne zaman geleceğini bilemeyiz. Bir dakika sonrasını düşünerek kendini o 1 dakika sonraya hazırlaması da aslında insana öngörme yeteneği sunar. Bildiğimiz üzere 1 dakika sonrası her zaman meçhuldür. Bu yazıyı yazıyorum çünkü bunu gören herkesin 1 dakika sonrasını bile öngörmesini ve ona göre duygularını yaşamasını diliyorum. Bunlar çok ince çizgiler. İnsan beyninde bir anlık olup biten gelişmeler.

      Sil
  11. SEGA GENESIS - GAN-GAMING
    SEGA GENESIS. GENESIS-HANDS. Genesis wooricasinos.info (JP-EU). https://vannienailor4166blog.blogspot.com/ NA. NA. NA. SEGA GENESIS-HANDS. 출장샵 NA. sol.edu.kg SEGA GENESIS. NA. GENESIS-HANDS. NA.

    YanıtlaSil